Yazı (Metin) Türleri Soruları

10. Aşağıdaki metinlerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır?
A) Bilgi vermeye dayalı metinler, üslup ve içerik özellikleri yönünden hikâye edici metinlerden ayrılır.
Bu tür metinlerde kurmacaya yer verilmediği için bilgiler okuyucuya doğ

Ortaokul Türkçe

Yazı (Metin) Türleri Soru Çözümü

10. Aşağıdaki metinlerden hangisi yay ayraç içinde verilen türde yazılmamıştır? A) Bilgi vermeye dayalı metinler, üslup ve içerik özellikleri yönünden hikâye edici metinlerden ayrılır. Bu tür metinlerde kurmacaya yer verilmediği için bilgiler okuyucuya doğrudan verilir. Mehmet Te- mizkan'a göre dil ve anlatım örgüsü, iletilmek istenen bilginin düzeyi ile bu bilgiyi alacak kişilerin de- neyim ve yaşantılarına göre düzenlenir. Emin Özdemir'e göre ise amacı okurların bilgi dağarcığını zenginleştirmek olan bu metinlerde söyleyiş kaygısı ve sanatlıca bir anlatım yazarların tutumunda ağır basmaz. (Makale) B) Alçak gönüllülüğün başka bir çeşidi vardır ki kendini yüksek görmekten gelir. Birçok şeyde bilgisiz- liğimizi kabul ederiz, akıl erdiremediğimiz taraflar olduğunu edebimizle açığa vururuz. İsteriz ki bizi dürüst, namuslu biri bilsinler ve başka şeyleri bildiğimizi ileri sürdüğümüz zaman inansınlar bize. Anlaşılmaz şeyleri, mucizeleri uzakta aramaya ne lüzum var? Her gün gördüğümüz şeyler arasında öyle anlaşılmaz gariplikler var ki mucizeler oyuncak kalır onların yanında. (Deneme) C) TBMM Genel Kurulu, Meclis'in açılışının 102. yılı dolayısıyla 102 çocuğun katıldığı "Milletin Çocuk- ları Meclis'in Çocukları" 23 Nisan çocuk özel oturumuyla toplandı. Meclis Başkanı Mustafa Şentop, oturumu açtıktan sonra salonda bulunanları İstiklal Marşı'nı okumaya davet etti. Konuşmasında çocukların bayramını kutlayan Şentop, "Milletimizin evi TBMM'ye hoş geldiniz. Ne iyi ettiniz de gel- diniz. Meclisimizi çocuk bahçesine çevirdiniz." dedi. (Fıkra) D) Hulin Dağı'nda birbirine çok yakın iki ağaç büyümüştü. Biri kayın ağacıydı. Bir gece kayın ağacının arasında yaşayan halk, bir ışık gördü ve bu ışığı ürpererek takip etti. Kutsal bir ışıktı, kayın ağacının üstünde kaldığı müddetçe kayın ağacının gövdesi büyüdükçe büyüdü. Oradan çok güzel türküler gelmeye başladı. Gece oldu mu ağacın otuz adım ötesinden bütün çevre, ışıklar içinde kalıyordu. Bir gün ağacın gövdesi ansızın yarıldı ve içinden beş küçük çadır çıktı. Çadırların içinde de beş küçük çocuk vardı. Çocukların ağızlarının üstünde asılı birer emzik vardı. Halk, bu mukaddes ço- cuklara çok büyük saygı gösterdi. (Destan)

19. Açıklayıcı anlatım; okuyucuyu herhangi bir konu hakkında bilgilendirmeyi, ona yeni bir şeyler öğretmeyi amaçlayan
anlatım biçimidir. Amaç doğrudan bilgi vermek olduğundan yazar söz sanatlarına pek yer vermez. Açık, anlaşılır bir dil
kullanır; kişiselli

Ortaokul Türkçe

Yazı (Metin) Türleri Soru Çözümü

19. Açıklayıcı anlatım; okuyucuyu herhangi bir konu hakkında bilgilendirmeyi, ona yeni bir şeyler öğretmeyi amaçlayan anlatım biçimidir. Amaç doğrudan bilgi vermek olduğundan yazar söz sanatlarına pek yer vermez. Açık, anlaşılır bir dil kullanır; kişisellikten kaçınır. Buna göre aşağıda verilen metinlerden hangisinde açıklayıcı anlatım kullanılmıştır? A) Bizim neslin içinde erken denebilecek bir yaşta yurt içinde ve yurt dışında gezmeye başlamış talihli insanlardanım. Bu talihimi büyük ölçüde kendi gayret ve inadima, ebeveynimin bahşettiği imkânlara borçluyum. Ama bazen onlarla bile seyahat konusunda ihtilafa düşmüşümdür. Fizik olarak da dünyaya gözümü seyahatle açtım. B) Terasta dolaşmak onu yormuştu, metal bir sandalyeye oturdu. Sandalyedeki yastık yumuşak ve rahattı. Tekrar güçlü ve enerjik olmak istiyordu. Doktor yavaş yavaş fakat tamamen iyileşeceğini söylemişti. Mahmut da hastalığını unutmak istiyordu artık. Sadece fiziksel olarak hasta olmamıştı. Bu hastalık bir yandan da kulağını çekmişti sanki onun. C) Hızlı okuma, kişinin hızlı okuma yeteneğini geliştirmek için kullanılan çeşitli tekniklerin bir bileşkesidir. Hızlı okuma teknikleri; gruplama, geniş görme, içten okumayı durdurma, hızlı algılama, hızlı anlama, bilgiyi hızla hafızaya yerleştirme ve öğrenilenlerle beyinde ilgili olan bilgiler arasında hızlı bağlantılar kurma gibi tüm zihinsel fonksiyonları içerir. D) Kardeşim büyük bir gazeteye yazılar yazar, ben de büyük bir reklam şirketine metinler yazıyorum. Her ikimiz de birbirimizin bu işleri nasıl yaptığını anlamıyoruz. Aslında büyük ihtimalle ikimiz de aynı teknikleri kullanıyoruz. İkimiz de fikir üretiyoruz ve fikirlere erişmek için izlenecek yol da aynı.

6. Aşağıdaki yazı türlerine verilen örnek metinlerden hangisi yanlıştır?
A) Gezi Yazısı :
B
Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir
ziyarete ilk günümü ayırmayı uygun buldum. İndiğim otelden pek uzak olmayan hay

Ortaokul Türkçe

Yazı (Metin) Türleri Soru Çözümü

6. Aşağıdaki yazı türlerine verilen örnek metinlerden hangisi yanlıştır? A) Gezi Yazısı : B Paris'in büyük hayat sıtmasına tutulduktan sonra yapmaya hiç vakit bulamayacağım bir ziyarete ilk günümü ayırmayı uygun buldum. İndiğim otelden pek uzak olmayan hayvanat bahçesindeki hayvanları görmek istiyordum. Trenin yorgunluğunu sıcak bir banyo ve iyi bir kahvaltıyla geçirdikten sonra o tarafın yolunu tuttum. Eylül sonunun bu kapanık ve serin gününde bahçenin bütün ağaçları durgun ve karanlık... Havuzların suları, bulutlu semanın akisleriyle kirli bir katran renginde... Neşesiz fiskiyeler havada tutunamıyor. Derinden de- rine, perişan kuş feryatları, bin tempoda hayvan bağırmaları işitiliyor. Insan daha kapıdan girerken bir gurbet ve istirap bahçesinin eşiğine ayak bastığını anlıyor. Ahmet Haşim B) Fıkra : Bir insanın iç ve dış dünyası arasındaki bağlantı dil ile kurulduğu gibi, bir toplumun birey- leri arasındaki ortak duygu ve düşünce akımı da yine dil ile kurulabilmektedir. (Korkmaz 1980, s. 15-20). Çünkü dil sosyal bir varlıktır. Dil, oluşma ve gelişme şartları bakımından da toplumun eseridir. Dildeki kelimeler, cümleler ve o dili işleten bütün kuralları ile o toplu- mun bütün fertleri arasında çok eski devirlerden başlayarak alışkanlık hâlinde sürüp gelen bir ortaklık oluşmuştur. Eğer insanlar topluluk hâlinde yaşamamış olsalardı, dile ihtiyaç duyulmayacaktı. O zaman da insanların bir arada yaşayarak bir toplum oluşturmaları söz konusu olmayacaktı. Bu itibarla dil, tek bir insan varlığının olduğu kadar toplum varlığının da ayrılmaz bir parçası ve temel taşlarından biridir. Dilin toplumla olan ilişkisi onu sosyal bir varlık haline getirmiştir. Doç. Dr Murat ÖZBAY C) Hikâye : Bir aralık içine öyle bir hüzün, bir ümitsizlik doldu ki hemen oraya çökmek ve ağlaya ağlaya erimek, tükenmek istedi. Aslında aylardan beri dertler, tasalar içinde garip bir baygınlık gelip çatıyor, yüreğinde bir erime, bir tükenme seziyordu; bu belki bir kalp bozukluğuydu, beklenilmeyen bir zamanda ölebilirdi. Ne iyi olacaktı. Keşke şimdi, şuracıkta düşüp kal- saydı, kurtulsaydı. Cebinden fırçayı bir kere daha çıkardı, baktı: Sıradan, herkesteki gibi, beş on kuruşluk bir maldı, buna bir değer verebilmek için insan ya deli olmalı yahut kendisi gibi artık, açlık ve yoksulluk içinde aklını yarı kaybedip hayallere kapılmış bulunmalıydı. Refik Halit Karay D) Deneme : O seni kışkırtan adam yok mu, hani o sırça köşkünde oturup seni meydanlara süren adam, işte asıl düşmanın o senin. Seni öç almaya dürtüklerken vuracağı parayı hesaplıyor sinsi sinsi. Senin iyiliğini istese kendi çıkar ortaya hakkını arardı senin ve senin gibi taştan ek- meğini çıkaranların. Senin hakkını aramak şöyle dursun, senin hakkını arayanlara çamur atmak onun işi gücü, dostlarına düşman etmek seni. Aç gözünü hemşerim, o adam aslan payı peşinde yalnız. Senin yoksulluğuna ve karanlığına dayanıyor gücü. Sabahattin Eyüboğlu Diğer sayfaya geçiniz. YENİ TARZ YAYINLARI

11
Bu bilgileri tahtaya yazan öğretmen örnek olarak aşağıdaki metinlerden hangisini vermiştir?
A) Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız desem tabii bana gülersiniz. Zaten ben de biraz gülmeniz için söze böyle başladım. Gü-
ler yüze ve gülmeye dair olan

Ortaokul Türkçe

Yazı (Metin) Türleri Soru Çözümü

11 Bu bilgileri tahtaya yazan öğretmen örnek olarak aşağıdaki metinlerden hangisini vermiştir? A) Asık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız desem tabii bana gülersiniz. Zaten ben de biraz gülmeniz için söze böyle başladım. Gü- ler yüze ve gülmeye dair olan bu konuşmayı asık suratla dinlemenizi istemem tabii. Konuşurken söze başladığınız sırada karşı- nızdakinin kaşlarını çattığını, asık bir suratla sizi dinlediğini görürseniz konuşmak hevesiniz kırılır. Lafı kısa kesip bu tatsız soh- beti bir an önce bitirmeye bakarsınız. Bir de karşınızdakinin sizi güler yüzle dinlediğini, hatta araya biraz da tatlı söz karıştırarak sohbete renk verdiğini görecek olsanız konuştukça konuşacağınız gelir. B) Güzel olmak... "Ya yaradılışından güzel değilse?" demeyiniz, en çirkin, en biçimsiz insanlar dahi, biraz zevkleri varsa o çirkinlik- lerini, biçimsizliklerini örtmenin, başka güzelliklerle karşılanındakilere unutturmanın bir yolunu bulurlar. Süslenirler, bezenirler, öylelikle olsun kendilerini karşılarındakilere şirin gösterirler. "Ben yaradılışımdan güzel değilim." deyip de boynunu bükmek olur mu? Medeniyet dediğiniz, bir bakıma, tabiatla savaşmak, tabiatı olduğu gibi bırakmayıp düzeltmek, insanoğlunun istediği hâle getirmek değil midir? C) Yaş ilerledikçe sanatsal bazda üretkenlik artar mı? Yoksa genç yaşta üreticilik daha mı fazla olur? Genç yaştaki enerjiyle bugün- kü kafam bir arada olsaydı, daha iyi olurdu. Gün geçtikçe insanın endişeleri artıyor. Ekonomik sıkıntılar, eskisi gibi özgür olami- yorsun. Geçmişte daha iyi çalışıp kafamı geliştirseydim daha iyi olabilirdi. Üretken olma konusunda düşüncelerimi geliştirebilir- dim. En verimli dönemlerimi çok verimli geçiremedim. D) Orda Bir Ev Var Uzakta, Reşide Gürses'in ilk hikâye kitabı. Kitapta sekiz hikâye bulunuyor ve bu hikâyelerin hemen hepsi gü- nümüz toplumunda neredeyse yok olmayla yüz yüze gelen, doğayı da modern dünyanın karmaşası içinde silikleşen insanı da yeniden görmeye, belirginleştirmeye, hatta belki de insan ve insanlık adına yitirilmiş olanı aramaya çağırıyor bizi. Üstelik öyle dolambaçlı yollardan geçmiyor Reşide Gürses, tam bir hikâyeci edasıyla sanatsal dili bir tarafa bırakmadan hikâye dilinin ken- dine özgü yalınlığı ve parlaklığı ile içimizde ne vakittir solgunlaşmaya başlayan ince duyguları yerinden oynatıyor, kimildatıyor, canlandırıyor ve gönül penceremizde küçük, yeni bir dünya açıyor. A Bir sanat eserinin olumlu ya da olumsuz yanlarını somut verilere dayanarak yargılayıp eserin gerçek değerini ortaya koymak amacıyla yazılan yazı türüne eleştiri denir. Eleştiri yazıları, bir eseri tanıtmayı amaçlar. Eleştirinin amacı, okuyucuya ve yazara kılavuzluk yapmaktır.

Sınavlara ve derslere çalışmanın en kolay yolu

Ücretsiz hesabını oluştur, kazandığın soru sorma haklarınla ve video konu anlatımları ile sınavlarına, derslerine hazırlan!

KAYDOL VE ÜCRETSİZ DENE
Sana Özel Çözüm Almak İçin İndir
Soru Çözümü

Soru Çözümü

Soru sor, cevaplansın.

İNCELE
Premium İçerik

Premium İçerik

Konularını pekiştir.

İNCELE