Soru:

côzmek açıklamak, sonuca baglamak bulunmak veya gerçekleşmesine emek, bilgi. Bir şeyin oluşmasına, gelişmesine para vb. ile yard

côzmek
açıklamak, sonuca baglamak
bulunmak veya gerçekleşmesine emek, bilgi.
Bir şeyin oluşmasına, gelişmesine
para vb. ile yardım etmek
D) katkıda
6. Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insana ait özel-
likler kazandırılmasıyla oluşturulan bir söz sanatıdır
Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileş.
tirme yapılmıştır?
A) Biliyorum
Şiir, bir pencere kuşudur
B) Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı
C) Bir varken bir yok
İşte dünyamızın işleri
D) Toros Dağlarının üstünde
Ay un eledi bütün gece

côzmek açıklamak, sonuca baglamak bulunmak veya gerçekleşmesine emek, bilgi. Bir şeyin oluşmasına, gelişmesine para vb. ile yardım etmek D) katkıda 6. Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insana ait özel- likler kazandırılmasıyla oluşturulan bir söz sanatıdır Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde kişileş. tirme yapılmıştır? A) Biliyorum Şiir, bir pencere kuşudur B) Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim Minicik gövdeme yüklü Kafdağı C) Bir varken bir yok İşte dünyamızın işleri D) Toros Dağlarının üstünde Ay un eledi bütün gece

Söz Sanatları ile İlgili Diğer Sorular

Hepsini göster
30. Gittiğim yüzlerce davetten birinde karşılaştığım bir kadın, çok seyahat ettiğimi bildiğinden kendisine gördüğüm ülkeleri anlatmamı
rica etti. Tam söze başlayacakken kocası ile Afrika'dan döndüklerini söyleyince heyecanlandım. Afrika'yı hiç görmediğimi,

Ortaokul Türkçe

Söz Sanatları Soru Çözümü

30. Gittiğim yüzlerce davetten birinde karşılaştığım bir kadın, çok seyahat ettiğimi bildiğinden kendisine gördüğüm ülkeleri anlatmamı rica etti. Tam söze başlayacakken kocası ile Afrika'dan döndüklerini söyleyince heyecanlandım. Afrika'yı hiç görmediğimi, çok me- rak ettiğimi öğrenince bana tam bir saat Afrika'yı anlattı, ben de onu soluksuz dinledim. Bu sürede benim seyahatlerime hiç dön- medi. Benim gördüğüm ülkeler artık onu ilgilendirmiyordu. Onun aradığı dikkatli ve samimi bir dinleyiciydi. Onu da bulmuştu. Bu metindeki söz sanatının benzeri aşağıdaki metinlerden hangisinde vardır? A) Ünlü bir tiyatrocunun annesi hep anılarından söz edermiş. Tiyatrocu, bir gün annesine "Biraz da bugünden, yarından söz etsen olmaz mı?" deyince yaşlı kadın çok öfkelenmiş. “Anılar ihtiyar beyinlerin bastonudur. Sen bunun farkında değilsin." demiş. B) Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp çocuk sever gibi sevmiş. Sonra da bunu âdet hâline getirmiş. Her gün danayı kucağına alıp taşırmış. Sonunda o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman onu yine sevmeye de- vam etmiş. C) Avlusu tomurcuklanmış sapsarı güllerle bezeli büyükçe bir ev. Avlunun ortasında dünyanın en soğuk suyu bulunan bir kuyu... Güz sonu, gökte dolunay, sırlı bir gece, havada kulakları sağır eden baykuş sesleri... D) Çalışmayı, sana arı öğretebilir. Beceriklilikte bir kurt sana öğretmen olabilir. Bilgiyi, daha önceki insanlardan alabilirsin. Ama sa- natı yalnız kendin ortaya koyabilirsin.

BÖLÜM
LGS DENEME KİTAPÇIĞI
çiçeklere aktarlarak kişileştirme yapılmıştır.
5. Kişileştirme, insana özgü bir niteliğin insan dişi bir varlik ya da kavrama aktarılmasıdır. Örneğin, "Çiçekler
hep bir ağızdan bahann sarkisini söylüyor şu günlerde" cümlesinde in

Ortaokul Türkçe

Söz Sanatları Soru Çözümü

BÖLÜM LGS DENEME KİTAPÇIĞI çiçeklere aktarlarak kişileştirme yapılmıştır. 5. Kişileştirme, insana özgü bir niteliğin insan dişi bir varlik ya da kavrama aktarılmasıdır. Örneğin, "Çiçekler hep bir ağızdan bahann sarkisini söylüyor şu günlerde" cümlesinde insana özgü şarkı söyleme niteliği Bu açıklamaya göre aşağıdakilerin hangisinde kişileştirmeye başvurulmuştur? A) Abdurrahman Çelebi, Hoca Efendi'nin yaşlı eşeğiydi. Her sabah bizim gibi erkenden okula gelir, ak. şama değin kalır, evlerimizden nöbetleşe getirdiğimiz kucak kucak otlar yazsa ağaçların, kışsa sol- daki abdestlik sundurmasının altında-yavaş yavaş yerdi. Ona su vermek, onu timar etmek okulda bir ayrıcalıktı. Hoca Efendi'ye kim yaranırsa bu ödülü kazanırdı. B) Sürülerin arasında üç arşın kalmıştı, birden aktarin kazurkildi, silkindi; tüyleri dimdik kalkarak kayar gibi süratle öbür sürünün önüne geldi, durdu. Başını havada tutarak meydan okuyordu. Omer'in kazı, hasmının C) Kafile nihayet yola düzülünce hafiften bir yağmur da başladı. Bazı yerlerde sadece bir araba izinden ibaret olan yollar bozuk, taşlık ve yer yer çamurlu idi. Ara sıra arabanın biri çamura saplanınca öte- kiler de durup el birliğiyle kurtarıyorlar fakat biraz sonra koşum kayışı kopan yahut atları huysuzluk eden bir araba yüzünden tekrar bir müddet beklemeye mecbur oluyorlardı. D) Arkamdan yükselen güneş, gölgemi araba izlerinin kıvrımları üzerinde uzaklara kadar götürüyor; ha- fif fakat serin bir bahar rüzgârı deniz tarafından yüzüme doğru esiyordu. Kırağı yemiş toprak ve taze çimen kokusu etrafı kaplamıştı. Tarla kuşlarıyla serçeler, ötüşe ötüşe ağaçtan ağaca sıçrıyor; güne- şin vurduğu yerlerden dalgalı bir buğu yükseliyordu. tisladı. Sonra kavgaya tutuştular.